- Yurt Dışı Turları
- Otel
- Kültür
- Kıbrıs
- Onur Fuar
- Kurumsal
- İletişim
- ÜYE GİRİŞİ
Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
KARADENİZ TURU KALKIŞ NOKTALAR
19:00 F.Altay Pamukkale Önü
19:15 Üçyol Meydan Pamukkale
19:30 Şirinyer (Velioğlu Fırın)
19:45 Konak YKM (Duraklar)
20:15 Karşıyaka Anıt
20:25 Bostanlı İskele
20:50 Bornova Ege Üniv. Acil
21:40 Manisa Eski Garaj
İzmir’den sabah erken saatlerde yola çıktığımızda aslında sadece bir şehirden değil, bir yaşam tarzından ayrılıyoruz. Ege’nin sakinliği, zeytin kokusu ve düz arazileri geride kalırken yol bizi yavaş yavaş Anadolu’nun daha sert ama daha karakterli coğrafyasına doğru taşıyor.
Manisa, Salihli ve Kula hattı boyunca ilerlerken özellikle Kula’nın volkanik yapısı dikkat çeker. Bu bölge Türkiye’nin en eski volkanik alanlarından biridir ve yol boyunca gördüğümüz siyah bazalt kayalar aslında milyonlarca yıllık bir geçmişin izidir.
Afyon’a geldiğimizde artık taş mimari ve tarihi hanların ağırlığı hissedilir. Afyon sadece bir geçiş noktası değildir; aynı zamanda Selçuklu ve Osmanlı kültürünün birleştiği bir kavşaktır. Burada yapılan kısa mola, yolun ritmini değiştirir.
Bolu’ya vardığımızda Karadeniz’in etkisi yavaş yavaş hissedilmeye başlar. Hava daha nemli, doğa daha sık ve yeşil daha canlıdır. Burada yapılan kahvaltı aslında turun ilk gerçek başlangıcıdır. Rehberin genelde söylediği şey şudur:
“Artık Karadeniz’e yaklaşıyoruz, bundan sonrası başka bir hikâye.”
REHBER İPUÇLARI
➜Yol uzun olduğu için boyun yastığı çok rahat ettirir
➜Kat kat giyinmek en doğru seçim (hava sürekli değişir)
➜Ara molalarda kısa yürüyüş yapın, vücut daha az yorulur
➜Su ve küçük atıştırmalık bulundurmak günü kolaylaştırır
Konaklama: Gece Yolculuğu
Bugün turun en “zaman hissi olan” günlerinden biri başlıyor.
İlk durağımız SAFRANBOLU. Burası UNESCO tarafından koruma altına alınmış, Osmanlı şehir dokusunun en iyi korunduğu yerlerden biridir. Şehre girdiğiniz anda modern hayat geri çekilir ve taş sokaklar, ahşap konaklar sizi karşılar.
SAFRANBOLU EVLERİ, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisini birebir yansıtır. Evlerin en önemli özelliği, birbirinin güneşini kesmeyecek şekilde inşa edilmiş olmalarıdır. Bu bile o dönemdeki şehir planlamasının ne kadar bilinçli olduğunu gösterir.
HIDIRLIK TEPESİ, şehrin tamamını görebileceğiniz en güçlü noktadır. Buradan baktığınızda Safranbolu bir şehir değil, bir yaşam düzeni gibi görünür. Rehber burada genelde şunu söyler:
“Bu manzaraya bakınca şehir değil, tarih görürsünüz.”
Şehir içine indiğimizde CİNCİ HAN ve CİNCİ HAMAM, Safranbolu’nun ticaret merkezi olduğunu anlatır. 17. yüzyılda kervanların konakladığı bu yapı, ipek ve baharat ticaretinin önemli duraklarından biridir. Hemen yanında ARASTA ÇARŞISI, hâlâ aktif bir zanaat merkezidir; bakırcılar, demirciler ve lokum ustaları burada yaşamaya devam eder.
Kastamonu’ya geçtiğimizde hikâye değişir. Burada artık ticaret değil, mücadele konuşur.
ŞERİFE BACI ANITI, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mühimmat taşırken donarak hayatını kaybeden kadın kahramanımızı temsil eder. Bu nokta turda duygusal bir kırılma noktasıdır.
Günün sonunda Samsun’a ulaştığımızda artık tarih bir dönüm noktasına gelir.
BANDIRMA VAPURU, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Mücadelesini başlattığı gerçek yolculuğun sembolüdür.
ATATÜRK ONUR ANITI ise bu başlangıcın şehirdeki en güçlü temsilidir.
👉 AKŞAM: Otelimize yerleşme ve akşam yemeği
👉 Dinlenme ve konaklama Samsun otelimizdedir
REHBER İPUÇLARI
➜Safranbolu sokakları taş olduğu için rahat ayakkabı şart
➜Hıdırlık Tepesi fotoğraf için gün batımı en iyi zamandır
➜Kastamonu’da çekme helva mutlaka tadılmalı
➜Samsun’da Bandırma Vapuru’nda rehberi dikkatle dinleyin
Trabzon’a yaklaşırken Karadeniz artık tamamen karakter değiştirir. Dağlar dikleşir, sis yoğunlaşır ve doğa adeta daha sert konuşmaya başlar.
İlk durak ATATÜRK KÖŞKÜ olur. Bu yapı 19. yüzyılda Rum bir tüccar tarafından yaptırılmıştır ve Trabzon’un en zarif yapılarından biridir. Atatürk’ün burada konaklaması ve bazı önemli kararlarını burada düşünmesi yapıyı sadece mimari değil, tarihi olarak da önemli kılar.
TRABZON AYASOFYASI, 13. yüzyıldan kalma bir Bizans eseridir. İlk başta kilise olarak inşa edilmiş, daha sonra camiye çevrilmiştir. Yapı özellikle freskleri ve mimarisiyle Karadeniz’deki kültürel geçişi anlatır.
Ve günün en güçlü noktası: SÜMELA MANASTIRI
Maçka Vadisi’nin sarp kayalıklarına adeta tutunmuş bu yapı, 1500 yıllık bir inanç merkezidir. Buraya çıkarken hissettiğiniz şey sadece doğa değil, aynı zamanda yükseklik ve tarih hissidir. İçeride kaya kilisesi, keşiş odaları ve freskler bulunur.
Rehber burada genelde şu cümleyi kurar:
“Burası yapılmış bir yapı değil, doğaya tutunmuş bir hikâyedir.”
👉 AKŞAM: Otelimize yerleşme ve akşam yemeği
👉 Dinlenme ve konaklama Maçka / Trabzon otelimizdedir
REHBER İPUÇLARI
➜Sümela yolu eğimli ve taşlıdır, spor ayakkabı şart
➜Hava aniden sisli olabilir, ince mont bulundurun
➜Fotoğraf için seyir terası en iyi noktadır
➜Yükseklik hassasiyeti olanlar dikkatli ilerlemeli
Güne Maçka’nın taptaze havasıyla uyanıp, otelimizde aldığımız kahvaltının ardından Karadeniz’in zanaat duraklarından biri olan Sürmene’ye doğru yola çıkıyoruz. Yüzyıllardır süregelen el yapımı bıçak sanatının inceliklerini görüp, mutfaklarınızda uzun yıllar güvenle kullanacağınız Sürmene Bıçakları için alışveriş molamızı veriyoruz. Hemen ardından Karadeniz denince akla gelen ilk şey olan çayın kalbine gidiyoruz. Bir Çay Fabrikası ziyareti gerçekleştirerek, bölgeyle özdeşleşmiş Çay Tadımı yapıyoruz. Dileyen misafirlerimizle yöresel kıyafetler eşliğinde Çay Toplama keyfi yapıp, bu anları fotoğraflarla ölümsüzleştiriyoruz.
Sahil yolu üzerinden süzülerek Hopa üzerinden Borçka’ya ulaşıyoruz. Burada bizi bekleyen dolmuşlarımıza geçerek, Karagöl yolu üzerinde yöresel lezzetlerin tadına bakacağımız öğle yemeği molamızı veriyoruz. Yemek sonrası, Karçal Dağları eteklerinde, yeşilin binbir tonu arasından geçerek adeta bir kartpostalın içine, Borçka Karagöl’e ulaşıyoruz. Milli Park alanında rehberimizin anlatımlarıyla gölün hikayesini dinledikten sonra size geniş bir serbest zaman veriyoruz. Bu sürede göl etrafında huzurlu bir yürüyüş yapabilir, sandal ile gölün üzerine açılabilir veya kafeteryada çayınızı yudumlayarak bu doğa mucizesinin tadını çıkarabilirsiniz.
Doğanın kucağından ayrılıp Borçka’ya iniyor ve otobüsümüzle buluşarak sınır ötesine, ışıklar şehri Batum’a hareket ediyoruz. Sarp Sınır Kapısı’ndaki gümrük işlemlerimizin ardından Çoruh Nehri’ni selamlayarak Batum’a giriyoruz. Batum turumuzda; Orta Camii, Türk Sokağı, Avrupa Meydanı, Medea Heykeli, Altın Post Heykeli, Poseidon Çeşmesi, Piazza, Alfabe Kulesi, Ters Restoran, Ali ve Nino Heykeli ile Dans Eden Sular göreceğimiz yerler arasında. Şehir turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz.
Dileyen misafirlerimiz akşam rehberimizden bilgi alarak, Kafkas kültürünün tüm coşkusunu yaşayacağınız müzikli ve eğlenceli Gürcü Gecesi programına katılabilirler. (Ekstra)
⚠️ BATUM GEÇİŞİ İÇİN HAYATİ UYARILAR (MUTLAKA OKUYUNUZ)
Batum seyahatimizin sorunsuz geçmesi için aşağıdaki kurallara uyulması yasal bir zorunluluktur:
Fotoğraflı Yeni Kimlik Kartı: Girişler sadece çipli, yeni nesil T.C. Kimlik Kartı veya geçerli bir Pasaport ile yapılmaktadır. Ehliyet, geçici kimlik belgesi veya eski tip nüfus cüzdanları ile geçiş mümkün değildir.
Çocuklar İçin Fotoğraf Şartı: Bebekler ve çocuklar dahil olmak üzere, kimlikte yaş gözetmeksizin fotoğraf bulunması zorunludur. Fotoğrafı olmayan çocuk misafirlerin geçişine Gürcistan gümrük memurları tarafından kesinlikle izin verilmemektedir.
Muvafakatname Şartı: 18 yaşından küçük misafirlerimiz eğer anne ve babasıyla aynı anda geçiş yapmıyorsa; yanında olmayan ebeveyninden alınmış, noter onaylı Muvafakatname aslı yanında bulunmalıdır. (Örn: Sadece anne ile geçiyorsa babadan, sadece baba ile geçiyorsa anneden, her ikisi de yanında değilse her ikisinden de onaylı belge gereklidir.)
Kimlik Kontrolü: Kimlik kartınızın çiplerinin düşmemiş, üzerindeki yazıların silinmemiş ve kartın kırık/çatlak olmaması gerekir.
Günün Rehberinden Küçük İpuçları:
Harcınızı Önden Yatırın: Sınır kapısında vakit kaybetmemek için yurt dışı çıkış harcınızı dijital bankacılık üzerinden tur sabahı ödemenizi öneririm.
Haberleşme: Sınırı geçmeden önce telefonunuzun yurt dışı kullanım ayarlarını kontrol etmeyi unutmayın; aksi takdirde operatörünüz otomatik olarak yurt dışı tarifesini yansıtabilir.
Alışveriş: Batum’da yapacağınız alışverişler için rehberimiz size döviz büroları ve güvenilir noktalar konusunda yardımcı olacaktır.
Sabah Batum’dan Türkiye’ye dönüşümüzle birlikte Karadeniz’in en güçlü doğa hattına yeniden giriş yapıyoruz. Sarp Sınır Kapısı geçişi sonrası Fırtına Vadisi boyunca ilerlerken aslında manzara yavaş yavaş değişiyor; deniz geride kalıyor, yerini derin vadiler, sisli dağlar ve gürül gürül akan dereler alıyor.
İlk büyük durak AYDER YAYLASI oluyor. Kaçkar Dağları’nın eteklerinde yer alan bu yayla, Osmanlı döneminden beri şifa kaynağı olarak bilinen kaplıcaları ve doğal yapısıyla ünlüdür. Burada özellikle Gelin Tülü Şelalesi, kayalıklardan süzülen ince su tabakasıyla adeta bir gelin duvağını andırır ve bu isim de buradan gelir. Rehber burada genelde şunu söyler: “Ayder sadece bir yayla değil, Karadeniz’in nefes aldığı yerdir.”
Yayladaki serbest zaman sonrası rota biraz daha yukarıya, doğanın daha sert ve daha bakir olduğu bölgelere çevriliyor.
ZİLKALE, Fırtına Vadisi’ni kontrol etmek amacıyla Orta Çağ’da kayalık bir tepe üzerine inşa edilmiş stratejik bir kaledir. Buradan bakıldığında aşağıda akan Fırtına Deresi ve yemyeşil vadi adeta bir maket gibi görünür. Tarihi olarak ticaret yollarının güvenliği için kullanılmıştır.
Hemen ardından PALOVİT ŞELALESİ bizi karşılıyor. Karadeniz’in en güçlü debilerinden birine sahip olan bu şelale, ormanın içinden bir anda fışkıran dev bir su kütlesi gibi hissedilir. Burada suyun sesi bile insanı başka bir ruh haline sokar.
Günün son yükselişi ise POKUT YAYLASI oluyor.
Pokut, bulutların üzerinde kurulu ahşap yayla evleriyle bilinir. Özellikle sabah ve gün batımı saatlerinde oluşan “bulut denizi” manzarası, Karadeniz’in en ikonik görüntülerinden biridir. Burada rehber genelde misafirlere şunu söyler: “Burada fotoğraf çekmek değil, anı durdurmak istersiniz.”
👉 AKŞAM: Çamlıhemşin bölgesindeki otelimize dönüş yapıyoruz
👉 Akşam yemeği otelimizde yöresel Karadeniz menüsüyle servis ediliyor
👉 Günün yorgunluğu sonrası tamamen dinlenme ve konaklama
REHBER İPUÇLARI
➜Yaylalarda hava aniden değişir, mutlaka yağmurluk alın
➜Pokut’ta rüzgâr sert olabilir, şapka sabitleyin
➜Rafting yapacaklar için yedek kıyafet şart
Sabah Karadeniz’in serin havası ile uyanıp otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra bugün biraz daha sakin ama bir o kadar da görsel açıdan güçlü bir rotaya geçiyoruz.
İlk durağımız UZUNGÖL oluyor. Bu göl aslında binlerce yıl önce bir heyelan sonucu Haldizen Deresi’nin önünün kapanmasıyla oluşmuştur. Bu yüzden doğal bir göl değil, doğanın kendi yarattığı bir “baraj gölü” gibidir. Çevresindeki orman dokusu ile birleşince ortaya kartpostalları kıskandıran bir manzara çıkar.
Uzungöl çevresinde yürürken rehber genelde şunu anlatır: “Burası Karadeniz’in en çok fotoğraf çekilen ama en az anlatılan huzur noktasıdır.” Serbest zamanda göl kenarında çay içmek, ahşap köprülerden yürümek ve yukarı seyir teraslarından gölü izlemek turun en keyifli anlarından biridir.
Buradan ayrıldıktan sonra Karadeniz Sahil Yolu boyunca ilerleyerek ORDU şehrine ulaşıyoruz. Ordu, fındığıyla ünlü olduğu kadar doğal yapısıyla da dikkat çeker.
Burada teleferik ile BOZTEPE’ye çıkıyoruz.
Boztepe, şehri yukarıdan izleyebileceğiniz en panoramik noktalardan biridir. Bir tarafınızda Karadeniz’in sonsuz maviliği, diğer tarafınızda Ordu şehir merkezi ve yeşil dağlar yer alır. Rehber genelde burada misafirlere çay molası verir ve “Karadeniz’e yukarıdan bakmak bambaşka bir duygudur” der.
👉 AKŞAM: Fatsa bölgesindeki otelimize yerleşiyoruz
👉 Akşam yemeği otelimizde yöresel menü ile servis ediliyor
👉 Dinlenme ve konaklama
REHBER İPUÇLARI
➜Uzungöl sabah saatlerinde daha sakindir
➜Teleferikte fotoğraf çekimi için dikkatli olun
➜Boztepe’de rüzgâr kuvvetli olabilir
➜Çay ve fındık alışverişi için serbest zamanı değerlendirin
Bugün artık Karadeniz’den yavaş yavaş ayrılıyor ve Anadolu’nun en zarif şehirlerinden biri olan AMASYA’ya doğru ilerliyoruz.
Amasya, Yeşilırmak Nehri’nin ikiye böldüğü ve tarih boyunca şehzadelerin eğitim aldığı özel bir merkezdir. Şehre giriş yaptığınız anda sizi ilk karşılayan görüntü, nehir kıyısına dizilmiş YALIBOYU EVLERİ olur. Bu Osmanlı evleri, ahşap mimarisi ve nehirle bütünleşen yapısıyla adeta bir tablo gibidir.
Ardından KRAL KAYA MEZARLARI ile devam ediyoruz. Pontus Krallığı döneminde kayalara oyularak yapılan bu mezarlar, şehrin binlerce yıllık geçmişini yukarıdan izler gibi durur. Rehber burada genelde Amasya’nın “krallar şehri” olarak anılmasının sebebini anlatır.
Şehrin merkezinde ise SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ yer alır. Caminin yanında bulunan tarihi yapılar ve çınar ağaçları, Osmanlı’nın eğitim ve sosyal yaşam anlayışını yansıtır.
Yeşilırmak kıyısında yürürken rehber genelde şunu söyler: “Burası sadece bir şehir değil, tarihin suyla aktığı yerdir.”
Serbest zaman sırasında nehir kenarında çay içebilir, fotoğraf çekebilir ve Amasya’nın sakin atmosferini hissedebilirsiniz.
Günün sonunda dönüş yolculuğuna başlıyoruz.
👉 AKŞAM: Dönüş yolculuğu (konaklama yok)
👉 İzmir’e doğru hareket ediyoruz
REHBER İPUÇLARI
➜Nehir kenarı fotoğraf için en iyi ışık akşamüstüdür
➜Yol uzun olduğu için rahat kıyafet tercih edin
➜Telefon şarjınızı mutlaka kontrol edin
➜Küçük yastık ve battaniye yolculuğu konforlu yapar
Otellerde 5 Gece Konaklama
1 Gece Batum Konaklaması
2 Gece Yayla Otellerinde Konaklama
4 Akşam yemeği 5 Sabah kahvaltısı
Yeni Model Otobüsler İle Ulaşım
Profesyonel Rehberlik Hizmetleri
Çevre Gezileri
Seyahat Sağlık Sigortası
Tüm Öğle Yemekleri
Tüm Yemeklerde Alınan İçecekler ve oteldeki yapılan harcamalar
Batum’da Akşam yemeği
Müze ve milli park giriş ücretleri
Zipline ve Rafting Ücretleri
Ordu Teleferik Ücreti
Tüm Yayla Transferleri ve Karagöl
Batum Transfer Ücreti ve Harç Ücreti
Gezinizi daha keyifli, konforlu ve sorunsuz hale getirmek için Karadeniz rotasına özel birkaç öneri:
✦ Rahat ve Suya Dayanıklı Ayakkabı:
Karadeniz’de yayla, şelale ve orman yürüyüşleri olacağı için kaymaz tabanlı ve mümkünse suya dayanıklı ayakkabı tercih edilmelidir.
✦ Kat Kat Giyinme (En Önemlisi):
Karadeniz’de hava aynı gün içinde bile değişebilir. Sabah serin, öğlen sıcak, yaylada ise soğuk olabilir. Kat kat giyinmek en doğru seçimdir.
✦ Yağmurluk veya İnce Mont:
Ani yağışlar Karadeniz’in doğasında vardır. Şemsiye yerine hafif bir yağmurluk çok daha pratik olacaktır.
✦ Powerbank ve Yedek Hafıza:
Manzara durakları çok fazla olacağı için telefonlar gün boyu aktif kullanılacaktır. Şarj ve hafıza kritik önem taşır.
✦ Nakit Kullanım:
Yayla ve köy noktalarında kart her zaman geçmeyebilir. Küçük alışverişler için yanınızda nakit bulundurmanız önerilir.
✦ Fotoğraf İçin Hazırlık:
Karadeniz’de “fotoğraf çekmeden geçilen nokta yoktur.” Bu yüzden cihazlarınızı hazır tutmanızı öneriyoruz.
⚠️ Önemli Detaylar
► Koltuk Numarası Garantisi Yoktur:
Araç içi oturma düzeni kayıt sırasına göre yapılır. Özel koltuk talepleri için müşteri hizmetleri ile iletişime geçilmelidir.
► Zamanında Buluşma:
Hareket saatinden en az 5 dakika önce alanda olunması zorunludur. Gecikme durumunda katılım hakkı kaybedilir.
► İletişim Bilgileri:
Tur öncesi rehber ve araç bilgileri SMS ile iletilecektir. Numaranızın doğru olması önemlidir.
► 18 Yaş Altı Katılım:
Reşit olmayan misafirler için gerekli muvafakatname zorunludur.
► Program Esnekliği:
Sümela, yaylalar ve bazı doğa noktalarında hava koşullarına bağlı olarak rota değişikliği olabilir.
► Tur Kapsamı:
Paket; ulaşım, konaklama, rehberlik ve programda belirtilen gezileri kapsar. Kullanılmayan hizmetlerde iade yapılmaz.
► Katılım Yetersizliği:
Yeterli katılım sağlanmaması durumunda tur farklı tarihe ertelenebilir veya iptal edilebilir.
► Hava ve Yol Koşulları:
Karadeniz coğrafyası gereği bazı noktalara erişim hava şartlarına bağlı olarak değişebilir.
► Dönüş Saatleri:
Trafik yoğunluğu nedeniyle dönüş saatlerinde esneklik olabilir.
► Yabancı Uyruklu Misafirler:
Ek ücret alınmaz ancak müze kart uygulamaları sadece T.C. vatandaşları için geçerlidir.