- Yurt Dışı Turları
- Otel
- Kültür
- Kıbrıs
- Onur Fuar
- Kurumsal
- İletişim
- ÜYE GİRİŞİ
Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Büyük Yolculuk Başlıyor Güney Amerika’nın mistik coğrafyasına yapacağımız bu devasa yolculuk, İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde Onut Turizm yetkilileri ile buluşmamızla başlıyor. Türk Hava Yolları’nın konforlu ve geniş gövdeli uçağı ile saat 20:35’te Şili’nin modern ve tarihi yüzünü harmanlayan başkenti Santiago’ya doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 18 saat sürecek bu uzun ama heyecan verici kıtalararası uçuşumuzda, THY’nin dünya standartlarındaki ikramları ve uçak içi eğlence sistemleri eşliğinde geceyi gökyüzünde geçiriyoruz.
And Dağları’nın Gölgesinde Modern Bir Metropol Sabah saatlerinde Santiago Uluslararası Havalimanı’na varıyoruz. Gümrük ve pasaport işlemlerinin ardından özel aracımızla buluşarak şehri keşfetmek üzere yola çıkıyoruz. Şili’nin kalbi sayılan Plaza de Armas meydanında; kolonyal mimarinin en güzel örneklerini, görkemli Metropolitan Katedrali’ni ve tarihi Postane binasını görüyoruz. Ardından, Şili siyasi tarihinin en önemli yapısı olan ve 1973 darbesinin izlerini taşıyan Hükümet Sarayı **"La Moneda"**yı panoramik olarak ziyaret ediyoruz. Şehir turumuzun en can alıcı noktası ise, şehri bir tablo gibi izleyebileceğimiz San Cristobal Tepesi olacak. Buradan bakıldığında bir yanda modern gökdelenler, diğer yanda ise ucu bucağı görünmeyen karlı And Dağları'nın muazzam kontrastına tanıklık edeceğiz. Tur sonrası otelimize yerleşiyor ve uzun yolculuğun yorgunluğunu atmak için serbest zaman kullanıyoruz.* ÖĞLE YEMEĞİ YEREL RESTORANDA
Konaklama: Santiago
Pasifik Okyanusu’nun Renkli Ruhu Otelimizdeki kahvaltının ardından rotamızı Pasifik Okyanusu kıyılarına çeviriyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik keyifli bir yolculukla, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Şili'nin en önemli liman kenti olan Valparaiso’ya varıyoruz. Burası, dik yokuşları, tarihi asansörleri (funicular) ve duvarlarını birer sanat eserine dönüştüren grafitileriyle ünlü bir yerdir. Nobel ödüllü şair Pablo Neruda'nın ilham aldığı bu sokaklarda yürürken kendinizi bir açık hava müzesinde hissedeceksiniz. Valparaiso’nun ardından, hemen komşusu olan ve lüks plajları, palmiyeli caddeleri ve bakımlı parkları nedeniyle "Bahçe Şehir" olarak anılan Vina del Mar’ı ziyaret ediyoruz. Okyanus esintisi eşliğinde yapacağımız bu gezide, kentin simgesi haline gelmiş çiçekli saati (Reloj de Flores) görüyoruz. Akşam saatlerinde And Dağları’nın gün batımı manzaraları eşliğinde Santiago’ya geri dönüyoruz.
Konaklama: Santiago
Bugünü, Güney Amerika’nın en modern ve güvenli başkentlerinden biri olan Santiago’yu dilediğiniz gibi keşfetmeniz için serbest gün olarak ayırıyoruz. Kahvaltının ardından şehre iyice alışmış olan misafirlerimiz, Santiago’nun farklı yüzlerini deneyimlemek için otelden ayrılabilirler. Öneri: Sanatsever misafirlerimiz, Nobel ödüllü şair Pablo Neruda’nın şehre tepeden bakan eksantrik evi **"La Chascona"**yı ziyaret edebilir veya şehrin bohem semti Bellavista’nın renkli sokaklarında vakit geçirebilirler.
Alışveriş ve Gastronomi: Şili’nin dünyaca ünlü şaraplarını ve yerel el sanatlarını bulabileceğiniz Los Dominicos zanaatkarlar köyü harika bir durak olacaktır. Öğle yemeği için ise tarihi Mercado Central (Merkez Pazarı) taze deniz ürünleri denemek isteyenler için ideal bir tercihtir.
Akşam yemeği ve konaklama yine Santiago’daki otelimizde olacaktır. Konaklama: Santiago
Dünyanın En Kurak Çölünde Bir Ay Yolculuğu
Sabahın erken saatlerinde, saat 07:00 sularında Santiago Havalimanı’ndan hareket ederek, Şili’nin kuzeyindeki maden şehri Calama’ya uçuyoruz. Havalimanına varışımızın ardından bizi bekleyen özel aracımızla, kızıl toprakların ve uçsuz bucaksız düzlüklerin arasından geçerek çölün kalbi San Pedro de Atacama’ya doğru yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk yapıyoruz. Otelimize kısa bir yerleşme ve öğle yemeği molasının ardından, bölgenin en büyüleyici noktası olan Valle de la Luna (Ay Vadisi) turumuza başlıyoruz: Ay Yüzeyinde Yürüyüş: Rüzgar ve suyun milyonlarca yılda şekillendirdiği tuz ve kum oluşumları arasında gezerken, kendinizi başka bir gezegendeymiş gibi hissedeceksiniz. Tuz Heykelleri ve Mağaralar: Doğanın sanat eseri olan "Las Tres Marias" (Üç Meryem) heykelini görecek ve kristalize tuz mağaralarının gizemini keşfedeceğiz. Ölüm Vadisi (Valle de la Muerte): Devasa kum tepeleri ve keskin kayalıkların yarattığı dramatik manzaraya tanıklık edeceğiz. Gün Batımı Seremonisi: Günün en unutulmaz anını, güneşin And Dağları’nın üzerinden batarken çölü pembe, turuncu ve morun binbir tonuna boyadığı seyir noktasında yaşayacağız. Gezimizin ardından San Pedro’nun kerpiç evli, otantik sokaklarında dinlenmek ve çöl gecesinin sessizliğini solumak üzere otelimize geçiyoruz.
Konaklama: San Pedro de Atacama
And Dağları’nın Zirvesinde Sınır Ötesi Yolculuk *çok uzun bir yolculuk yapacağız* 7 saat* Bugün, Şili’nin kızıl çöllerine veda edip, dünyanın en yüksek ve en etkileyici platolarından biri olan Bolivya Altiplano’suna geçiyoruz. Sabah erkenden San Pedro de Atacama’dan ayrılarak Şili-Bolivya sınır kapısı olan Hito Cajon’a ulaşıyoruz. Pasaport işlemlerinin ardından bizi bekleyen 4x4 arazi araçlarımıza (Jeepler) geçerek Bolivya’nın gerçeküstü doğasına adım atıyoruz.
Yol Boyunca Göreceğimiz Doğa Harikaları:
Laguna Verde (Yeşil Göl): Likankabur Yanardağı’nın eteğinde, içindeki mineraller sayesinde zümrüt yeşili parlayan bu göl ilk durağımız olacak.
Salvador Dali Çölü: Ünlü ressamın tablolarını andıran, rüzgarla şekillenmiş kaya oluşumları ve renkli tepeler arasında fotoğraf molası veriyoruz.
Laguna Colorada (Kırmızı Göl): Binlerce James flamingosuna ev sahipliği yapan ve rengiyle sizi büyüleyecek olan bu kırmızı göl, yolculuğumuzun en unutulmaz noktalarından biri olacak.
Yolculuğumuz, yüksek irtifaya uyum sağlamak ve güvenli bir dinlenme geçirmek adına Uyuni tuz düzlüklerinin hemen kıyısında yer alan Colchani bölgesine doğru devam ediyor. Akşam yemeğimizin ardından, mimarisi tamamen tuz bloklarından inşa edilmiş, bölgenin en konforlu ve güvenli "Tuz Otelleri"nden birinde konaklıyoruz.
Konaklama: Uyuni / Colchani (Tuz Oteli) Crystal Samana Hotel
Dünyanın En Büyük Aynasında Bir Sonsuzluk Deneyimi
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, yaklaşık 10.500 kilometrekarelik alanı ile dünyanın en büyük tuz düzlüğü olan Salar de Uyuni’yi keşfetmek üzere 4x4 araçlarımızla yola çıkıyoruz. Bugün, optik illüzyonların ve doğaüstü manzaraların hüküm sürdüğü bir gün olacak.
Günün Durakları:
Tren Mezarlığı (Cementerio de Trenes): 19. yüzyıldan kalma, çölün ortasında terk edilmiş devasa buharlı lokomotiflerin yarattığı distopik atmosferde ilk fotoğraflarımızı çekiyoruz.
Colchani Köyü: Yerel halkın geleneksel yöntemlerle tuz işleme süreçlerine tanıklık ediyor ve tuzdan yapılmış el sanatlarını inceliyoruz.
Incahuasi Adası (Dev Kaktüsler): Tuz denizinin tam ortasında, boyları 10 metreyi bulan devasa kaktüslerle kaplı bu volkanik ada, bize Salar’ın uçsuz bucaksız beyazlığını 360 derece izleme imkanı sunuyor.
Tuz Gözleri (Ojos de Sal): Tuz tabakasının altından fışkıran soğuk kaynak sularını ve doğanın jeolojik mucizelerini görüyoruz.
Öğle Yemeği: Salar’ın tam ortasında, uçsuz bucaksız beyazlığın içinde size özel hazırlanan "Picnic Lunch" ile dünyanın en özel sofralarından birine konuk oluyoruz.
Perspektif Fotoğrafları ve Gün Batımı: Tuz düzlüğünün yarattığı derinlik algısı sayesinde eğlenceli perspektif fotoğrafları çekmek için serbest zamanımız olacak. Gün biterken, gökyüzünün yansımasıyla bir aynaya dönüşen Salar üzerinde güneşin batışını, yerel şarap ikramı eşliğinde izleyerek bu rüyayı taçlandırıyoruz.
Konaklama: Uyuni / Colchani (Tuz Oteli)
Dünyanın En Yüksek Başkenti ve Ay'ın Yeryüzündeki İmzası
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Uyuni Havalimanı’na geçiyor ve saat 07:30 uçuşu ile Bolivya’nın idari başkenti, bulutların üzerindeki şehir La Paz’a hareket ediyoruz. Yaklaşık 1 saatlik uçuşun ardından dünyanın en yüksekte yer alan uluslararası havalimanı olan El Alto’ya varıyoruz. Havalimanından ayrıldıktan sonra, bu dikey ve kaotik ama bir o kadar da büyüleyici şehri keşfetmek üzere turumuza başlıyoruz: Teleferik (Mi Teleférico) Deneyimi: La Paz’ı keşfetmenin en iyi yolu, modern bir ulaşım ağı olmasının ötesinde muhteşem manzaralar sunan teleferiklere binmektir. Şehrin üzerinden geçerken, And Dağları’nın karlı zirvesi Illimani’nin gölgesindeki devasa yerleşimi kuş bakışı izliyoruz. Cadılar Pazarı (Mercado de las Brujas): Yerel Aymara kültürünün mistik dünyasına giriş yapıyoruz. Kurutulmuş lama ceninlerinden şifalı otlara, geleneksel muskalarından renkli dokumalara kadar pek çok ilginç objeyi bir arada görüyoruz.
Plaza Murillo: Şehrin ana meydanında; Hükümet Sarayı, Parlamento Binası ve Katedrali dışarıdan ziyaret ederek Bolivya’nın siyasi tarihine kısa bir yolculuk yapıyoruz.
Ay Vadisi (Valle de la Luna): Şehir merkezinden yaklaşık 10 km uzaklıktaki bu doğa harikasına geçiyoruz. Erozyonun aşındırdığı kil ve kumtaşlarının
oluşturduğu devasa dikitler, labirentler ve garip yer şekilleri arasında yürürken kendimizi dünyadan kilometrelerce uzakta hissedeceğiz.
Şehir turumuzun ardından, La Paz’ın kendine has dokusunu daha yakından tanımak ve yerel lezzetleri denemek için serbest zaman kullanıyoruz.
Konaklama: La Paz
İnkaların Kutsal Başkentine Yolculuk
Sabah La Paz’da yapacağımız son bir keyif kahvaltısının ve serbest zamanın ardından, rotamızı Peru’ya çeviriyoruz. Öğleden sonra La Paz Havalimanı’na geçerek Avianca Hava Yolları’nın saat 15:50 uçağı ile Bolivya’dan ayrılıyoruz. Yaklaşık 1 saat 15 dakikalık konforlu bir uçuşun ardından, saat 16:05 sularında İnka İmparatorluğu’nun "dünyanın göbeği" olarak adlandırılan efsanevi başkenti Cusco’ya varıyoruz. Dinlenme ve Aklimatizasyon (Yüksekliğe Alışma): Cusco, deniz seviyesinden yaklaşık 3.400 metre yükseklikte yer aldığı için, şehre varışımızla birlikte doğrudan otelimize transfer oluyoruz. Bugünün geri kalanını, önümüzdeki günlerde yapacağımız yoğun Machu Picchu ve Kutsal Vadi turları öncesinde vücudumuzu yüksekliğe alıştırmak ve dinlenmek üzere serbest zaman olarak değerlendiriyoruz. Dileyen misafirlerimiz, otelde meşhur Koka Çayı’nı yudumlayarak yorgunluk atabilir veya akşam yemeği için Cusco’nun kolonyal mimariyle süslü, loş ışıklı romantik sokaklarında kısa bir yürüyüş yapabilirler.
Konaklama: Cusco
Kayıp Şehir Machu Picchu’nun Gizemine Yolculuk
Bugün, İnka medeniyetinin zirve noktası olan efsanevi "Kayıp Şehir" Machu Picchu'yu keşfetmek üzere erkenden yola çıkıyoruz. Kutsal Vadi ve Tren Yolculuğu: Sabah saatlerinde özel aracımızla İnka tarihinin en iyi korunmuş köylerinden biri olan Ollantaytambo’ya geçiyoruz. Buradan hareket eden konforlu turistik trenimizle, Urubamba Nehri’nin yanından, And Dağları’nın ve tropikal ormanların eşsiz manzaraları eşliğinde yaklaşık 1,5 saat sürecek keyifli bir yolculukla Aguas Calientes kasabasına varıyoruz. Machu Picchu Keşfi: Kasabadan kalkan kısa bir otobüs yolculuğu ile 1911 yılında Hiram Bingham tarafından keşfedilen, İnkaların en önemli dini ve astronomik merkezi Machu Picchu’ya ulaşıyoruz. Profesyonel rehberimiz eşliğinde; Güneş Tapınağı, Üç Pencereli Oda, Intihuatana (Güneşin bağlandığı yer) ve tarım teraslarını geziyoruz. Bu mühendislik harikasının bulutların arasındaki mistik atmosferinde unutulmaz anılar biriktiriyoruz. Serbest Zaman: Turumuzun ardından, bu büyüleyici antik kentte kendi başınıza vakit geçirmek, fotoğraf çekmek ve enerjiyi hissetmek için serbest zamanımız olacak. Dönüş Yolculuğu: Öğleden sonra tekrar otobüsle Aguas Calientes’e iniyor ve ardından trenle Ollantaytambo’ya geri dönüyoruz. İstasyonda bizi bekleyen aracımızla, akşam saatlerinde Cusco’daki otelimize ulaşıyoruz. Bugün katedilen onca yol ve tırmanışın ardından, akşam Cusco'nun huzurlu atmosferinde dinleniyoruz.
Konaklama: Cusco
Amazon Ormanları’na Giriş ve Vahşi Yaşamın Sesi
Sabah Cusco Havalimanı’na geçerek kısa bir uçuşla tropikal iklimin hakim olduğu Puerto Maldonado’ya varıyoruz. Havalimanında karşılanmanın ardından, şehir ofisimizde ana valizlerimizi güvenli bölgeye bırakıyor ve sadece orman kampında ihtiyacımız olan eşyaların olduğu küçük çantalarımızla nehir limanına geçiyoruz. Nehir Yolculuğu: Madre de Dios Nehri üzerinde yapacağımız yaklaşık 45 dakikalık motorlu kano yolculuğu ile nehrin derinliklerine, doğayla iç içe olan Eco-Lodge’umuza ulaşıyoruz. Lodge’a Yerleşme: Tropikal meyve ikramları ile karşılandıktan sonra ormanın kalbindeki bungalovlarımıza yerleşiyoruz. Gece Keşfi: Akşam yemeğinden önce, rehberimiz eşliğinde ormanın gece uyanan sakinlerini (kaymanlar, dev örümcekler ve gece kuşları) görmek üzere heyecan verici bir nehir veya orman yürüyüşüne çıkıyoruz.
Konaklama: Amazon Eco-Lodge
Biyoçeşitliliğin Merkezinde Bir Gün
Bugünü Amazonların sunduğu eşsiz biyoçeşitliliği keşfetmeye ayırıyoruz. Kanopi Yürüyüşü: Ormanın en üst katmanına, dev ağaçların tepelerine kurulu asma köprülerde yürüyerek kuş bakışı bir orman deneyimi yaşıyoruz. Papağanları ve maymunları kendi doğal ortamlarında izliyoruz.
Sandoval Gölü: Ormanın derinliklerinde, dev su samurlarına ve yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan bu meşhur gölde kano ile sessizce süzülüyoruz.
Etnobotanik Tur: Yerel rehberimizden Amazon yerlilerinin binlerce yıldırkullandığı şifalı bitkiler ve dev ağaçların gizemli dünyası hakkında bilgi alıyoruz.
Konaklama: Amazon Eco-Lodge
Ormandan Modern Başkente Geçiş
Sabah ormanın büyüleyici korosu eşliğinde aldığımız kahvaltının ardından tekrar kanolarımızla Puerto Maldonado şehrine dönüyoruz. Ofisten valizlerimizi alarak havalimanına transfer oluyor ve Peru’nun gastronomi başkenti Lima’ya uçuyoruz. Varışımızın ardından Lima’daki otelimize yerleşiyoruz. Akşam, dünyanın en iyi restoranlarına ev sahipliği yapan bu şehirde Peru mutfağının (Ceviche, Lomo Saltado gibi) tadına bakmak için serbest zamanımız olacak.
Konaklama: Lima
Krallar Şehri Lima’dan El Dorado’nun Başkenti Bogota’ya
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Pasifik kıyısına kurulmuş, tarihi ve moderni kusursuz bir şekilde harmanlayan Lima şehrini keşfetmek üzere turumuza başlıyoruz. Tarihi Merkez (UNESCO): İspanyol kolonyal mimarisinin en zarif örneklerini göreceğimiz Lima’nın kalbi Plaza Mayor’u ziyaret ediyoruz. Hükümet Sarayı, Belediye Binası ve muazzam ahşap balkonlarıyla ünlü binaları görüyor, ardından yer altı mezarlarıyla (katakomplar) bilinen tarihi San Francisco Manastırı’nı geziyoruz. Modern Lima (Miraflores & Barranco): Pasifik Okyanusu’na tepeden bakan dev falezlerin üzerine kurulu Miraflores semtinde keyifli bir yürüyüş yapıyor, meşhur "Aşk Parkı"nda (Parque del Amor) fotoğraf molası veriyoruz. Vaktimiz dahilinde şehrin bohem yüzü olan, sanat galerileri ve grafitileriyle ünlü Barranco semtini ziyaret ediyoruz.
Gastronomi Molası: Havalimanına geçmeden önce Lima’nın dünyaca ünlü mutfağını deneyimlemek için serbest zamanımız olacak.
Şehir turumuzun ardından Lima Havalimanı’na transfer oluyoruz. Avianca Hava Yolları’nın saat 17:35 uçağı ile Peru’ya veda ederek Kolombiya’nın başkenti Bogota’ya hareket ediyoruz. Yaklaşık 3 saat 15 dakikalık bir uçuşun ardından saat 20:50’de Bogota’ya varıyoruz.
Havalimanında karşılanmanın ardından otelimize yerleşiyoruz. Yarınki büyük Bogota keşfi öncesi dinlenmek üzere odalarımıza çekiliyoruz.
Konaklama: Bogota
And Dağları’nın Zirvesinde Kolonyal Bir Masal ve Altın Efsanesi
Bugün, Kolombiya’nın kültürel ve siyasi kalbi olan, 2.640 metre yükseklikteki Bogota’yı adım adım keşfediyoruz.
Monserrate Tepesi: Güne şehrin simgesi olan 3.152 metre yükseklikteki Monserrate Tepesi’ne teleferik (veya füniküler) ile çıkarak başlıyoruz. Buradan Bogota’nın uçsuz bucaksız manzarasını kuş bakışı izlerken, And Dağları’nın serin havasını soluyoruz. Tepedeki beyaz kiliseyi ve yerel pazar yerini geziyoruz. La Candelaria (Tarihi Bölge): Şehrin kalbi sayılan bu bölgede; dar taş sokaklar, rengarenk kolonyal evler ve yaratıcı grafitiler arasında yürüyoruz. Tarihin ve sanatın iç içe geçtiği bu mahallede kendinizi bir zaman makinesinde hissedeceksiniz. Plaza de Bolivar: Ülkenin siyasi merkezi olan bu görkemli meydanda; Adalet Sarayı, Parlamento Binası, Katedral ve Belediye Binası’nı dışarıdan görerek Kolombiya’nın bağımsızlık öyküsünü rehberimizden dinliyoruz. Altın Müzesi (Museo del Oro): Dünyanın en zengin İspanyol öncesi altın eserleri koleksiyonuna ev sahipliği yapan bu büyüleyici müzeyi geziyoruz. 30 binden fazla altın parçanın arasında, efsanevi "El Dorado" hikayesinin kökenlerine tanıklık ediyoruz. Botero Müzesi: Kolombiya’nın dünyaca ünlü sanatçısı Fernando Botero’nun kendine has tarzıyla yorumladığı "şişman" figürlü tablolarını ve heykellerini, sanatçının bağışladığı bu özel müzede görüyoruz. Gün boyu süren bu yoğun keşfin ardından akşam saatlerinde serbest zamanımız olacak. Dileyen misafirlerimiz Bogota’nın meşhur kahve dükkanlarında dünyanın en iyi kahvelerinden birini yudumlayabilir veya akşam yemeği DAHİL.
Konaklama: Bogota
Güney Amerika’ya Veda ve Dönüş Yolculuğu
Güney Amerika’nın mistik coğrafyasında, Şili’nin çöllerinden Bolivya’nın tuz düzlüklerine, Peru’nun antik kentlerinden Amazonların derinliklerine uzanan bu unutulmaz yolculuğumuzun son günü. Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, son alışverişler ve şehre veda etmek için serbest zamanımız olacak.Öğle saatlerinde, Kolombiya’nın dünyaya açılan kapısı olan El Dorado Uluslararası Havalimanı’na transfer oluyoruz. Türk Hava Yolları’nın konforlu ve modern uçağı ile saat 15:10’da İstanbul’a doğru havalanıyoruz. Atlas Okyanusu’nu aşacağımız bu uzun uçuşta, THY’nin ödüllü ikramları ve zengin uçak içi eğlence sistemi eşliğinde gökyüzünde konforlu bir gece geçiriyoruz.
Evimize Dönüş
Bulutların üzerindeki yolculuğumuzun ardından, yerel saat ile 15:30 sularında İstanbul Havalimanı’na varıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından, heybemizde ömür boyu unutulmayacak anılar ve yeni dostluklarla bu devasa yolculuğu noktalıyoruz.
Bir başka Onur Turizm macerasında buluşmak üzere!
Vize bilgisi : vizesiz!
Tc vatandaşlari için müjde: bu tur kapsaminda ziyaret edilen tüm ülkeler (şili, bolivya, peru ve kolombiya), umuma mahsus (bordo) pasaport sahibi türk vatandaşlarindan g0 güne kadar olan turistik seyahatlerde vize istememektedir. > pasaport süresinin dönüş tarihi itibariyle en az 6 ay geçerli olmasi yeterlidir.
GÜNEY AMERİKA İÇİN ÖNEMLİ SAĞLIK UYARILARI
Yüksek İrtifa ve Soroche (Yükseklik Hastalığı)
Bu turda Santiago (520m) sonrası aniden Calama (2.260m), Uyuni (3.650m), La Paz (3.640m) ve Cusco (3.400m) gibi yüksek rakımlara çıkacağız.
Hazırlık: Vücudun oksijen seviyesine alışması için tur programımızda "dinlenme" süreleri verilmiştir.
Tavsiye: Bol su tüketilmeli (günde en az 3 litre), ağır yemeklerden kaçınılmalı ve alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Koka Çayı: Bölgede yasal olan ve yerel halkın binlerce yıldır kullandığı koka çayı/yaprağı irtifa semptomlarını hafifletmede çok etkilidir.
İlaç: Kalp, tansiyon veya solunum sorunu olan misafirlerimizin yola çıkmadan önce doktorlarına danışarak "Diamox" veya benzeri irtifa ilaçları hakkında bilgi alması önerilir.
Amazon Bölgesi ve Aşılar
Puerto Maldonado (Amazonlar) düşük rakımlı ve tropikal bir bölgedir.
Sarı Humma: Bolivya ve Peru'nun ormanlık bölgelerine giriş yaparken Sarı Humma (Yellow Fever) aşı kartı nadiren de olsa sorulabilmektedir. En az 10 gün önceden bu aşının
yaptırılması ve "Uluslararası Aşı Karnesi"nin taşınması şiddetle tavsiye edilir. Zorunlu değil ama tavsiyedir.
Sinek Kovucular: Sıtma riski düşük olsa da, yüksek koruyuculu (DEET içerikli) sinek kovucu spreyler ve uzun kollu ince kıyafetler mutlaka bavulda olmalıdır.
Güneş ve Cilt Koruması
İrtifa yükseldikçe atmosfer incelir ve UV ışınlarının etkisi katlanır. Özellikle Atacama Çölü ve Uyuni Tuz Gölü'nde güneş çok yakıcıdır.
Güneş Kremi: En az 50 SPF koruyuculu krem.
Gözlük: Tuz gölündeki yoğun yansıma nedeniyle yüksek kaliteli güneş gözlüğü şarttır.
Dudak Koruyucu: Çöl havası ve irtifa dudakları çok çabuk çatlatır.
Beslenme ve Su Tüketimi
Musluk Suyu: Güney Amerika genelinde musluk suyu içilmesi tavsiye edilmez. Her zaman kapalı şişe su tercih edilmelidir.
Gıda Hijyeni: Sokak lezzetlerini denerken dikkatli olunmalı, özellikle yıkanmamış meyve ve sebzelerden kaçınılmalıdır.
Kişisel Sağlık Çantası
Misafirlerimizin yanlarında; ağrı kesici, ateş düşürücü, sindirim düzenleyici (ishal önleyici), yara bandı ve sürekli kullandıkları ilaçların yedeğini bulundurmaları önerilir.