- Yurt Dışı Turları
- Otel
- Kültür
- Kıbrıs
- Onur Fuar
- Kurumsal
- İletişim
- ÜYE GİRİŞİ
Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.






İstanbul Havalimanı Dış Hatlar gidiş terminali Türk Hava Yolları kontuarı önünde uçuştan 3 saat önce buluşma. Bagaj, bilet ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Yollarının TK 1913 sefer sayılı uçuşu ile 12.45’te Zürih’e hareket. Yerel saat 13.45’te Zürih’e varışın ardından alanda bekleyen aracımız ile Luzern’e doğru yola çıkıyoruz. Alexandre Dumas’ın, "İsviçre bir istiridye ise Luzern onun içindeki inci" sözünü doğrulamak için Luzern’i ziyaret etmek yeterli. Luzern’deki ilk durağımız, Avrupa’nın en eski ahşap köprüsü olan Şapel Köprüsü (Kapellbrücke) . 1333 yılında inşa edilen bu köprü, Reuss Nehri üzerinde yer alıyor ve Luzern’in tarihini bir köprüden çok daha fazlasıyla gözler önüne seriyor. Köprüyü farklı kılan en önemli özelliklerinden biri, köprü boyunca uzanan ve Luzern’in tarihini anlatan tavana asılı tablolar. İkinci durağımız Aslan Anıtı, şehrin en etkileyici noktalarından biri. 18. yüzyılda, Kral Louis’i korurken hayatını kaybeden 800 İsviçreli asker anısına yapılmış olan bu heykel, devasa bir kayanın içine oyulmuş kederli bir aslanı betimliyor. Mark Twain’in deyişiyle, "dünyanın en etkileyici ve en mahzun taş kütlesi" olan bu heykeli fotoğrafladıktan sonra İsviçre saatleri, çakıları, bıçakları vb. satın alabilecekleri bölgede serbest zaman veriyoruz. Luzern turumuzun ardından İsviçre’nin finans başkenti ve en büyük şehri olan Zürih’e hareket ediyoruz. Dünyanın en seçkin alışveriş caddelerinden biri olan Bahnhofstrasse’de ilerlerken ünlü butiklerin vitrinlerine göz gezdiriyor, Limmat Nehri’nin iki yakasındaki tarihi binaları rehberimizin anlatımları eşliğinde tanıyoruz. Fraumünster Kilisesi’nin Chagall vitraylarını, Grossmünster’in etkileyici kulelerini görüyor, Eski Kent’in taş sokaklarında yürüyerek Zürih’in Orta Çağ’dan günümüze uzanan hikâyesine ortak oluyoruz. Şehrin modern kültürüyle tarihi mirasının harmanlandığı bu gezi, sizi İsviçre’nin kalbine dokunan unutulmaz bir deneyime davet ediyor. Turumuzun bitiminde Zürih’teki otelimize transfer oluyoruz.
Turumuzda ilk durağımız Ren Şelalesi. 150 metre genişliği ve 23 metrelik yüksekliği ile Avrupa’nın en büyük şelalesinin etrafında, büyüleyici su sesi eşliğinde, yapacağımız yürüyüşümüzün ardından, Freiburg’a hareket. Almanya’nın defalarca en yaşanabilir şehri seçilen Freiburg, Almanya’nın güneyinde bulunan ve yeşille özdeşleşen şirin bir kenttir. Kara ormanların başkenti olarak da bilinen bu şehir günümüzde çevrecilik konusunda rol model üstlenmektedir.
Yapacağımız şehir turunda Freiburger Münster (Katedral), Markthalle (Kapalı Pazar), Münsterplatz (Büyük Meydan), Rathausplatz, Kaiser Joseph Caddesi, Augustiner Platz, Adelhauser Platz, Gerberau görülecek yerler arasındadır. Turumuzun ardından Strasbourg’a hareket. Fransız Milli marşı “La Marseillaise”in yazıldığı yer olmasıyla tarihi bir öneme sahip olan Strasbourg, Alsace Kültürüyle Fransız mimarisinin harmanlandığı bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. 1874 yılına kadar dünyanın en yüksek yapısı olma ünvanına sahip Notre-Dame de Strasbourg Katedrali, Rohan Sarayı, Kleber Meydanı ve geleneksel Alsace Evleriyle süslenmiş Petit France bölgesini geziyoruz. Turumuzun ardından Strasbourg’daki otelimize transfer oluyoruz.
Otelimizdeki kahvaltının ardından, turumuzun ilk durağı ise Alsace’ın en ünlü köyü olarak bilinen Riquewhir… Alsace usulü ahşap ve beton karışımı iki katlı evlerin birbirleriyle uyumu, birbirlerinden farklı renk ve ev şekilleriyle 1200 kişinin yaşadığı bu şirin şehri yılda 2 milyon kişi ziyaret etmektedir. Tarih, kültür ve doğa ile harmanlanmış bu harika şehirde fotoğraf çekmeye doyamayacaksınız. Ardından yaklaşık 50 yıldan fazla süre Almanya toprağı olan, Alsace’ın en iyi bağcılık alanlarından ve şarap üretimi ile ünlenmiş Kaysersberg. Rönesans Dönemi’ne ait ahşap evleri ve Kaysersberg Kalesi gezimizde görülecek yerler arasındadır. Sonraki durağımız rengârenk evleri, çiçeklerle süslenmiş sokakları ve güzelliğiyle, büyüleyici şehirlerden biri olan Colmar, Alsace şarap yolu rotasının başlangıç noktası olarak büyük önem taşımaktadır. Colmar'ın güzelliğine güzellik katan kanallar ise Ren Nehri'nin kolları. Nehir boyunca sıralanan ve tarihi 1200'lü yıllara kadar uzanan rengârenk tarihî binalar ise şehrin en belirgin, en kayda değer özelliği. Colmar turumuz sırasında karnaval havasındaki sokaklarını turlarken üzerinde dev leylek yuvalarının bulunduğu Aziz Martin Katedrali’ni, Rue Marchand’ı (Tüccar Sokağı) ve “Küçük Venedik” anlamına gelen “Petite Venise“ bölgesini geziyoruz. Turumuzdaki son durağımız ise Alsace’ın en ünlü köyü olarak bilinen Riquewhir… Alsace usulü ahşap ve beton karışımı iki katlı evlerin birbirleriyle uyumu, birbirlerinden farklı renk ve ev şekilleriyle 1200 kişinin yaşadığı bu şirin şehri yılda 2 milyon kişi ziyaret etmektedir. Tarih, kültür ve doğa ile harmanlanmış bu harika şehirde fotoğraf çekmeye doyamayacaksınız. Turumuzun ardından Strasbourg’daki otelimize transfer oluyoruz.
Turumuzun ilk durağı Heidelberg şehri olacak. Hayır, bütün Alman kentleri birbirine benzemez. Eğer gerçek bir Alman şehri görmek istiyorsanız, Hegel’in düşüne düşüne yollarını arşınladığı, Goethe’nin ideal şehir dediği, dingin, şık, nezih ve derin bir şehir olan Heidelberg sizi mimari ve doğasının uyumuyla karşılayacak. Varışımızla beraber yapacağımız turda Hauptstrasse, Marktplatz Meydanı, Eski köprü, Heidelberg Kalesi (dışarıdan) görülecek yerler arasındadır. İkinci durağımız Almanya’nın en ünlü outletlerinden biri olan Metzingen outlet’e gidiyoruz Alışverişlerimizin ardından Stuttgart otelimize transfer oluyoruz.
Sabah kahvaltısın ardından odaların boşaltılması ve Stuttgart şehir turu için hareket. Neckar Vadisi’ndeki Stuttgart, Baden-Württenberg eyaletinin başkenti Stuttgart 19. yüzyıla kadar şehir, yüzlerce yıl boyunca kontların ve daha sonrasında ise Württemberg krallarının oturduğu politik anlamda önemli bir yer olmuştur. Bu da şehirde hükümet binaları, saraylar ve müzelerle dolmasını sağlamıştır. Sonrasında havalimanına transfer bagaj ve bilet işlemlerinin ardından Türk Havayollarının TK 1706 sefer sayılı uçuşu ile 18.50’de İstanbul’a hareket. Yerel saat ile 23.50’de İstanbul’a varıyoruz. Varışımızla birlikte turumuz sona eriyor. Bir sonraki seyahatimizde görüşmek dileğiyle.
● Türk Havayolları ile İstanbul – Zürih-Stutgart- İstanbul arası uçak bileti
● Havalimanı vergileri
● Alan – otel – alan transferleri ve şehirlerarası transferler
● Programda bahsedilen bütün turlar. (Zürih, Luzern, Schaffhausen şelalesi, Freiburg,Strasbourg, Kayserberg, Eguisheim, Colmar, Riquewihr, Heidelberg, Outlet, Stuttgart)
● 3/4* Otellerde vb. 1 Gece Zurih, 2 Gece Strasbourg, 1 Gece Sttutgart toplam 4 Gece – 5 Gün oda kahvaltı konaklama
● Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
● Vize Ücreti
● Yurtdışı çıkış harcı
● Seyahat Sağlık Sigortası
● Paket fiyatına dâhil olduğu açıkça belirtilmemiş her türlü hizmet
● Müze ve ören yeri girişleri
● İsteğe bağlı şoför ve rehber bahşişleri
● Kişi başı 100 euro; otel şehir vergileri, otobüs ülke girişleri, gümrük vergileri için rehber tarafından ilk gün toplanacaktır.